| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Haber Katagorileri |
Fark Ettiniz mi? - Mağdurmuyuz?
14 Nisan 2010, 23:06 Şöyle bir arkamıza yaslanıp düşündüğümüzde aslında Suruç’ta mağdur olmak çok kolay diyebiliyoruz kendimize. Hatta mağdur olabilmek için ekstradan yorulmaya gerek yoktur ve çoğu zaman farkına varmadan birçok yerde mağdur olabiliyoruz. Hastahanede, bankada , postahanede, vergi dairesinde velhasıl kelam birçok yerde.. Mağdur olmak illaki yolda cüzdanınızı kapkaççıya kaptırmanız demek değildir. Gelişen çağımızın zeki insanları halkın mağdur olabilmesi için müthiş buluşlar yapmışlardır. Bir düşünsenize o kadar uymamız gereken saçma sapan kurallara haps edilmişiz ki Suruç’ta.. Farkına varmadan hepsine kayıtsız şartsız bağlı kalıyoruz ve mümkünse hiçbir zaman bu kuralları sorgulamamışız. Çünkü sorgulama ve düşünce özgürlüğümüzü beraberliğinde ise irademizi yıllarca birilerinin ellerinde bıraktık ve her zaman onlar iradelerimizi kontrol etti, bedenlerimiz sadece komutları uyguladı. Saçma dedim ya bakın bir örnek vereyim; Suruç ilçesinin en arka köşesinde bir hastahanemiz var. Evet sadece bir hastahanemiz var. Aligor caddesinde olası bir kazada yaralanan bir yaralı ilk olarak aligor caddesinden alınıp Ziyaret köyü yolunda bulunan Devlet Hastahanesine kaldırılır. Hastanın durumu kötü ise ambulansa bindirilir ve artık kontrol ambulans şoförünün elindedir. Şoför insan üstü bir çaba ile Suruç’un kuytu köşesinde bulunan hastahaneden ilk olarak ilçe merkezine gelebilmek için belediye tarafından yapılan o tümsekleri geçmek zorunda kalır ve sonra dengesizce park edilen araçlar arasından yılan gibi süzülerek çarşı merkezine gelir. Şoförün işi bitmemiştir. Sırat köprüsünden hiçbir farkı olmayan, günde binlerce aracın geçtiği birçok kazanın yapıldığı, en son kazanın dün yaşandığı ve 2 kişinin ağır yaralanmasına neden olan o incecik Aligor yolundan ölümüne geçerek hastayı Urfa'ya yetiştirmek zorunda kalır. Tabi bu arada senaryo gereği Aligor'den kaza yapıp ilk olarak Suruç’un arka tarafına bulunan hastahaneye götürülen, oradan yukarıda saydığımız engelleri aşarak Urfaya yetişmeye çalışan yaralımız ölmemişse demek günün kahramanı o yaralımızdır. Burada hastahane çalışanlarına sözüm yok o binayı oraya diken insana sözüm var. tabi bu saçmalığa alıştık ya biz. Yeter mi? Yetmez mağduriyet devam eder. Hastahanenin şartları iyileştirildi sağ olsunlar ek bina yapıldı. Sonra bir çok eczaneyi oraya taşıdılar. Şu yazıyı yazdığım saatlerde; nöbetçi eczahane, Ziyaret Yolunda bulunan bir eczanemizdir. Eğer şuanda Kara yolunda yada Mürşütpınar caddesinde biri ilaç almak zorunda kalmış ise ve bir aracı yok ise buradan yürüyerek taa… Ziyaret yolunda bulunan nöbetçi eczaneye gitmek zorunda. Saçma mı? Bana göre evet. Mağduriyet mi ? Bana Göre yine EVET... Bakın örnek vermek gerekirse bu akşam saat 19:27 de ben mağdur oldum hemde 4 TL’lik bir ilaç için. Nasıl mı ? Telefonda beni arayan babam küçük kardeşimin ilacını bittiğini ve kendisinin de almayı unutuğunu, ilaç almam gerektiğini söyledi. Çarşıda birkaç eczanemiz açıktı ama ilaç satışı yapmıyorlardı. Nedeni ise haklı olarak nöbetçi eczaneye gitmem gerektiğini söylediler. Yürüyerek Suruç’un dışında olan hastahane civarındaki nöbetçi eczaneye gidemediğim için sinirli bir şekilde eve gitmek zorunda kaldım. Ve şunu düşünün nöbetçi eczanenin hastahane çevresinde olduğu geceleri ve hafta sonları benim gibi yüzlerce kişinin mağdur olduğunu. Ne kadar mantıklı ? Adım gibi biliyorum çıkacak bir iki kişi “ Yahu ilacını gündüz alsınlar onlarda” diyecekler. O halde nöbetçi eczane de olmasın derim onlara… Eğer ilçe merkezi ve Ziyaret Yolu üzerinde bulunan hastahane ayrı semtlere düşüyorsa ki öyledir, 1 nöbetçi eczane ilçe merkezinde 1 nöbetçi eczane ise hastahanenin yanında olsun. Yoksa bu düşünülüp de eczacı dostlarımızın işine mi gelmedi yoksa düşünmek için yorulmadılar mı ? Farkında olmayarak bize o kadar şey dayatılmış ki aslında mağdur olduğumuzun bile bilincinde değiliz. Kim acaba düşündü Aligör Caddesinde ayda birkaç kazanın olduğunu ? Kim acaba düşündü hastahane yolunda ki tümsekleri? Kim acaba düşündü banka önünde bekleyenleri ? Kim acaba düşündü Postanede sıra bekleyenleri? Kim acaba düşündü vergi zamanında beklenen sırayı ? Kim acaba düşündü bir türlü yapılmayan kanalizasyonları? Kim acaba düşündü saçma sapan park edilen araçları? Kim acaba düşündü ….. Daha sayayım mı? Yeter kendi kendimizi mağdur etmeyelim… Mehmet Kendirci
Bu haber 236 defa okunmuştur.
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Pirsus Haber Ajansı
www.pirsushaber.com
Sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. © 2009 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve Kaynak olarak kullanılamaz.
PirsusHaber.com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir.
Yazılarından Yazarları Sorumludur.
Pirsus Haber Ajansı [www.pirsushaber.com] Pirsus Gazetesiyle bir ilişkisi bulunmamaktadır |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||