| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Haber Katagorileri |
Toplumda ki Milliyetçilik Hastalığı
27 Temmuz 2010, 12:07 İnsan, dünya ya gözünü açmadan önce nerde dünya ya geleceği, hangi topraklarda yaşayacağı, hangi ırktan olacağı, anne babasının kim olduğunu, hangi dine inanacağı, ilahının ve peygamberinin kim olduğunu anne rahmindeyken bilemez veya böyle bir tercih hakkı verilmez. Ancak dünyaya gözünü açtıktan sonra belli aşamalardan geçerek konuşmayı yürümeyi ve iyi ve kötüyü birbirinden ayırmayı öğrenir. Bu evrelerden geçen bir insan belli bir yaşa geldikten sonra ise hangi topraklarda yaşadığını, kim olduğunu, hangi ırktan olduğu, hangi dine inandığını ve ilahının kim olduğunu öğrenir. Bütün insanların kaderinde hangi ırktan olduğu, hangi dili konuşacağı ve hangi topraklar üzerinde yaşamını sürdüreceği Allah tarafından belirtilmiştir. Allahın yarattığı bir insanın kaderini inkar etmek büyük bir yanlışlık olur ve insanı küfre götürür. Dünyada var olan bütün ırklar, kendi ırkından ve ırkının yaşayış tarzından memnundur ve gurur duyar. Bir Arap çölünde, bir Afrikalı da kendi zenciliğinde nasıl ki memnunsa Türkiye de var olan; Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Ermeni vb. Bütün ırklar kendi ırkından, dilinden ve kültürün den memnundur. Türkiye deki duruma baktığımız da ülkede farklı etnik kökenli milletler bulunmaktadır ve herkesçe kabul edilmektedir. Fakat, ırkçılık yapanlar kendi ırkından başka bir ırkın olmadığını sadece kendi ırkının olduğunu ve bu ülkede yaşayan tüm milletlerin kendi ırkından olduğunu sananları saymasak herkesçe kabul edilen milletler vardır. Türkiye de en çok milliyetçilik yapan bazı ırklar vardır. Bunlardan Türk ve Kürt’lere baktığımızda geçmişte bin yıllık kardeşliği, yaşamı ve kültürü vardır. Ta ki son yüzyıla gelinceye kadar, aslında bin yıllık kardeşliği bu güzel topraklarda, dünyanın en eski şehirlerinin ve insanlarının bulunduğu bu bölge de birlikte, dayanışma ve kardeşlik içerisinde yaşamak varken bu yüzyılda insanlar arasına bir salgın hastalık gibi giren milliyetçilik hastalığı her iki toplumu da birliktelik, dayanışma ve kardeşlikten yoksun bırakmıştır. 1924 Anayasasında Atatürk ilkelerinde belirtilen din ve ırk ayırımı gözetmeksizin ulus, dil, kültür ve siyasi birliktelik gibi değerlere dayandıran milliyetçilik anlayışı bu gün Türkiye de farklı bir boyut kazanmıştır. Olaylara objektif bakacak olursak Kürtlerin yaptığı kültür, dil ve temel hak ve özgürlükler milliyetçiliğidir. Keşke Türklerde kendi dilinin ve kültürünün milliyetçiliğinin yanında başka milletlerin de kültürünün ve dillerinin varlığının bilincinde olsalar... Bütün milletlerin kendi dilini, ırkını ve kültürünü yaşaması, savunması, araştırması ve diğer milletlere anlatması en doğal hakkıdır. Ama kendi ırkından ve dilinden başka hiçbir dili, ırkı ve kültürü kabul etmediğinde milliyetçiliğin ırkçılığa dönüşmesi anlamına gelir. Tıpkı ayağı kangren olmuş bir insanın zamanla tüm ayağına hatta bütün vücuduna bulaşarak öldürücü bir etki yapması gibi, milliyetçilik bir insanın herhangi bir hastalığa yakalanması, ırkçılıkta hastalığın insanı öldürmesidir. Türkiye de üzülerek söylüyorum ki bu hastalık mevcuttur, bu hastalık yaygınlaştıkça insanlar arasında ki milliyetçilik anlayışı ülkede gerilim, kaos ve toplumlar arası çatışmayı beraberin de getirmektedir. Bu çatışmayı ve gerilimi siyasi ve ekonomik ranta çevirenlerde ne yazık ki görülmektedir. Ama olan yine milletlere oluyor. Bu çatışmaya ve gerilime son vermek inanın ki bizim elimizde herkes kendi ırkından başka, ırkların kültürüne, diline ve ırkının var olduğuna inanırsa bu milliyetçilik hastalığı kökten tedavi edilir. Rant peşinde olan insanların zaten hiç birşey umrun da değildir. Bence bu ülkede en çok milliyetçilik yapanlar rantçı grup ve taraftarlarıdır. Çünkü bu gruplar insanların hiçbir acısını tatmamıştır. Örneğin bir Kürt kadar dilini, kültürünü baskıcı yöntemlerle yok edildiği acısını yaşamamıştır. Aynı zamanda askerde ve dağda oğlu ölen bir anne ve babanın acısını yaşamamıştır. Yüz yıl öncesine baktığımız zaman topluluklar ne kadar güzel yaşamışlardır. Birbirlerinin ırkına, diline ve kültürüne saygı ve sevgi gösteren ve kalkınmasında katkı sağlayan milletler mevcuttur. Bizlerde onların tarihini okuyor, bize bıraktıkları toprak ve kültür mirası üzerinde yaşamaktayız, hep o zaman insanları gibi olmaya çalışıyoruz, bin yılık kardeşlik döneminin padişahlarını, alimlerini ve bilginlerini aramaktayız. Bu teknoloji çağında madem insanlar hep eski günleri ve dönemi yaşamak istiyor öncelikle birbirimizi yok edeceğimize aramızdaki bu salgınlaşan milliyetçilik hastalığın yok edelim. Toplumda bulunan milliyetçilik hastalığının tedavi edilmesi dileğiyle….
Bu haber 103 defa okunmuştur.
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Pirsus Haber Ajansı
www.pirsushaber.com
Sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. © 2009 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve Kaynak olarak kullanılamaz.
PirsusHaber.com Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir.
Yazılarından Yazarları Sorumludur.
Pirsus Haber Ajansı [www.pirsushaber.com] Pirsus Gazetesiyle bir ilişkisi bulunmamaktadır |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||